27 Mart 2011 Pazar

Notlar...

  • http://en.wikipedia.org/wiki/Revolutions_of_1989 1989 yılında olan Komunist rejimlerin çökmesiyle sonuçlanan olaylar silsilesini anlatan wikipedia makalesi. Romanya Devrimi hariç, hükümetlerin güç transferleri genelde barışçıl gösteriler sonucunda olmuş. 
  • Devrimlerden etkilenen ülke sayısı inanılmaz: Sovyetler Birliği, Çin, Çekoslavakya,Doğu Almanya, Yugoslayva, Polonya, Macaristan, Bulgaristan ve Arnavutluk. Devrimler neticesinde Sovyetler ve Yugoslavya parçalanıyor, Doğu-Batı Almanya birleşiyor, Varşova Paktı çözülüyor ve nihai olarak Soğuk Savaş bitiyor. 
  • 2011'de başlayan Arab Devrimleri de acaba bir devri açıp, bir devri kapatabilecek mi? Genelde bu soru 89 Devrimlerine atıfla soruluyor. Davutoğlu devam Arab isyanlarını "tarihin normalleşmesi" görürken aynı zamanda 89'da Doğu Avrupa'da demokratikleşme olurken Arab ülkelerinde olmamasını kaçırılan bir fırsat olarak değerlendiriyor. Bu bakımdan şu anda "tarihi riskleri ve tarihi fırsatları barındıran" bir süreçten geçiyoruz. Tarihi fırsat Orta Doğu'nun baskıcı, zorba, tek parti diktatörlüklerinden kurtulması ve daha demokratik ve özgür ülkelerin ortaya çıkmasıdır. 
  • Şu anda tüm dünya Libya'ya kilitlenmiş durumda. İsyancılar Derne, Tobruk, Bingazi, Ajdabiya, Misrata derken Kaddafi'nin memleketi Sirte'yi ve başkent Trablus'u alacak gibi görünüyor. Sonuçları şu anda kestirmek imkansız ama muhtemelen Libya'da Kaddafi bir şekilde gidecek.
  • Öte yandan Yemen'de devlet başkanı Ali Abdullah Saleh görevi devredebileceğini ama halefinin kim olduğunun önemli olduğunu söyledi. Kısacası Yemen lideri de gidici.
  • Suriye'de siyasi, sosyal ve ekonomik reformlar geliyor ancak rejim çok güçlü. Demokrasiye devrimle değil bence evrimle geçecekler.
  • Mısır'da ve Tunus'ta yıllar sonra "free election"lar yapılacak ve yeni partiler kurulup yeni liderler seçilecek. İki ülkedeki dönüşümde TC'nin lehine gibi görünüyor. Ortadoğu'daki muhtemel Türkiye-Mısır ekseni çok şeyleri değiştirebilir öngörüsü var. Ayrıca Türkiye'nin bu ülkelerle ekonomik ilişkilerinin artacağı kesin.
  • Bahreyn'de de gösteriler devam ediyor. Şii çoğunluk yönetimde yok; Türkiye oraya da reform tavsiyesinde bulundu. Arabistan tanklarının Bahreyn'e müdahelesinin geçici olması gerektiğini vurguladı. -Bahreyn üzerinde bir S.Arabistan-İran savaşının olduğu kesin-
  • Cezayir ve Fas'ta da gösteriler olacak gibi duruyor. Bu iki Kuzey Afrika ülkesi de değişimlere gebe. 

11 Ocak 2011 Salı

Dünya Ahiret Sultanımızsın

Bir Ulü'l-emr idin emrine girdik
Ezelden bey'atli hakanımızsın
Az idik sayende murada erdik
Dünya ve ahiret sultanımızsın

Unuttuk İlhan'ı Kara Oğuz'u
İşledik seni göz bebeğimize
Bağışla ey şefi' kusurumuzu
Bin küsür senelik emeğimize

Suçumuz çoksa da sun'umuz yoktur
Şımardık müjde-i sahabetinle
Gönlümüz ganidir, gözümüz toktur
Doyarız bir lokma şefaatinle

Nedense kimseler dinlemez eyvah
O kadar saf olan dileğimizi
Bir ümmi isen de ya Rasulallah
Ancak sen okursun yüreğimizi

Ne kanlar akıttık hep senin için
O Ulu Kitab'ın hakkıçün aziz
Gücümüz erişsin ve erişmesin
Uğrunda her zaman döğüşeceğiz

Yapamaz Ertuğrul Evladı sensiz
Can verir canânı veremez Türkler
Ebedi hadimü'l-Harameyniniz
Ölsek de ravzanı ruhumuz bekler

25 Aralık 2010 Cumartesi

Mesnevi'nin İlk 18 Beyiti -Ziya Avşar'ın çevirisiyle & Kafiyeli-

1                             Dinle neyden, neler anlatır sana!
Yakınır hep, ayrılıklardan yana:

2                             “Beni, kamışlıktan kestikleri an,
Kadın erkek, inledi feryadımdan.

3                             Geçmek için, aşk derdinin şerhine,
                               İsterim; hicranla yanmış bir sîne.

4                             Asıl yurdundan uzak düşen biri,
Kavuşma zamanını bekler, geri.

5                             Her mecliste inleyip durdum; zar zar,
Oldum, iyiye de kötüye de yar!

6                             Zannınca, dostuyum herkesin amma,
Kimse bakmaz, içteki sırlarıma!

7                             Sırrım, feryadımın içinde durur,
Yoktur lakin, göz ve kulakta o nur!

8                             Perdesizdir can tene, ten de cana,
Lakin, görme izni yok, hiç bir cana.

9                             Ateştir şu ney sesi, hava değil.
Kimde bu ateş yoksa, ölmüş bil.

10                           Aşk ateşidir, içindeki neyin,
Aşk coşkusudur, özündeki meyin.

11                           Neydir, yardan ayrılana, gerçek yar,
Ki perdeleri, perdemizi yırtar!

12                           Kim görmüş, ney gibi, zehir ve derman?
                               Kim görmüş, ney gibi, bir dost ve hayran,

13                           Verir, kan dolu bir yoldan haber, ney.
Mecnundan, aşk öyküleri söyler, ney.

14                           Nasıl ki, kulaksa talibi dilin,
Akla sırdaş da deliliktir, bilin!

15                           Aşk derdimizle, durgun aktı günler,
Ateşlere dost olup, yaktı günler.

16                           Geçsin günler, yok endişeye mahal,
Ey, saflıkta benzersiz dost, gitme, kal!

17                           Suya kanar, balıktan gayri her ne var,
Nasipsizin günü, uzar da uzar!

18                           Anlar mı hiç, pişmişin halinden ham?
Sözü, kısa kesmek gerek, vesselam!”

Mesnevi'nin İlk 18 Beyiti -Türkçe-

Mesnevi'nin ilk onsekiz beyiti bizzat Mevlana Celaleddin Rumi tarafından yazılması itibari ile (kitabın diğer kısmını Mevlana söylemiş Hüsameddin Çelebi yazmıştır.) çok büyük bir önem içermektedir.


Dinle, bu ney nasıl  şikayet ediyor, 

Ayrılıkları nasıl anlatıyor: 
***

Beni kamışlıktan kestiklerinden beri feryadımdan 

Erkek, kadın herkes ağlayıp inledi. 
***

Ayrılıktan parça  parça olmuş, kalb isterim ki 

İştiyak derdini açayım 
***

Aslından uzak düşen kişi,

Yine vuslat zamanını arar. 
***

Ben her cemiyette ağladım, inledim. 

Fena hallilerle de eş oldum, iyi hallilerle de. 
***
Herkes kendi zannınca benim dostum oldu

Ama kimse içimdeki sırları araştırmadı. 
***

Benim esrarım feryadımdan uzak değildir, 

Ancak her gözde, kulakta o nur yok. 
***

Ten candan, can da tenden gizli kapaklı değildir, 

Lakin canı görmek için kimseye izin yok. 
***

Bu neyin sesi ateştir, hava değil; 
Kimde bu ateş yoksa yok olsun! 
***

Aşk ateşidir ki neyin içine düşmüştür, 

Aşk coşkunluğundur ki şarabın içine düşmüştür. 
***

Ney, dosttan ayrılan kişinin arkadaşı, haldaşıdır. 

Onun perdeleri, perdelerimizi yırttı. 
***
Ney gibi hem bir zehir hem bir tiryak, 

Ney gibi hem bir hemden, hem bir müştak kim gördü? 
***

Ney kanla dolu olan yoldan bahsetmekte,

 Mecnun aşkının kıssalarını söylemektedir. 
***
Bu aklın mahremi akılsızdan başkası değildir, 

Dile de kulaktan başka müşteri yoktur. 
***

Bizim gamımızdan günler, vakitsiz bir hale geldi; 

Günler yanışlarla yoldaş oldu. 
***

Günler geçtiyse, geçip gitsin; korkumuz yok. 

Ey temizlikte nazirı olmayan, hemen sen kal! 
***

Balıktan başka her şey suya kandı,
Rızkı olmayana da günler uzadı. 
***
Ham pişkinin halinden anlamaz, 
öyle ise söz kısa kesilmelidir vesselam.
***


NOT: Mesnevi'nin tamamını yalınlaştırılmış Türkçe haliyle okumak için: http://onlinemesnevi.blogspot.com/
-------------
Ayrıca Mesnevi'nin ilk 18 beyiti Farsça ve Türkçe: http://semazen.net/sp.php?id=141